Işığın Terzisi

Işığıyla yolumu aydınlatan canım babama...

 

Dünya geceye düğmelerini iliklerken,

Ben umudu cebinde unutmuş bir çocuktum.

Gecenin ağırlığı arttıkça, içimde sökülen yerler çoğalıyordu.

Sonra, bir terzi gördüm,

Kirpiklerinin arasından mavi kuşlar uçan.

Dükkânı zamanın kıyısında,

Tezgâhında şafak kumaşları.

Çekmecelerinden taşan ışık,

Kaybolanlara yol gösteren bir pusula.

Dedi ki: "Kırılan her şey, başka bir kalıba davettir."

Avucuma bir tohum bıraktı.

Tohum dediysem, küçük bir güneş.

Önce hatırlattı, sonra ısıttı.

Gittim, kalbimin en yırtık yerine ektim onu.

Kökleri anılarıma, dalları yarınlara uzandı.

Fısıldadı sonra usulca;

Ben kumaşlardan iyilikler biçtim hayata, güzellikler diktim zamana.

İğnem senin kalemin,

İpliğim mürekkebin,

Kumaşlarımsa beyaz kağıtların.

Sen kelimelerinle dokun kalplere, İRFAN ışığıyla aydınlat dünyayı.

Terzi her gece geldi.

Ay ışığından iğne, samanyolundan iplik çıkardı heybesinden.

Söküklerimi teyelledi önce, dikiş atmadı.

Şefkatle işlediği her ilmek, bir parça bahar bıraktı.

Takvimler yaprak döktü.

Bir sabah uyandım, göğsümde bir orman hışırdıyor.

Her nefeste dallar göğe uzuyor.

Her dalda her yaprağın üstünde yarın çiçekleri.

Bazı geceler,

Gökyüzünün sökülmüş yerlerine bakınca

Onun ince dikişlerini görüyorum.

Işığın Terzisi,

Şafağı dünyaya altın ipliğiyle yeniden dikiyor.


İlginizi Çekebilir

Kırmızı Halı

Nilüfer GÖĞEBAKAN

Nelerden Vazgeçmedik ki

Deniz ALARÇİN

İstanbul Dünyadan Büyük Değil

Merve Yıldız Özbek