Korku

Kalbi bir serçeninki kadar ürkekti. Hayata dair her şey onu öyle korkutuyor ki çoğu zaman yataktan çıkmak, çıksa da hayata karışmak istemiyordu. Kapı gıcırtısı, kedi mırıltısı, ev ahalinin fısıltısı akla hayale gelen ne varsa onu korkutuyordu. Korkarak yaşamak üzerine sinmiş pis bir kokuydu. İlk zamanlar, bu kokudan kurtulmak adına çok çabaladı ama nafile... Artık çabalamaktan da korkuyordu. Korkudan, ruhu lime lime olmuştu. Karanlıktan korktuğu kadar, aydınlıktan da korkuyordu. Ne vakit başlamıştı bu hâl? Hatırlamaktan da çok korkuyordu, fakat içine düştüğü bu dipsiz kuyudan çıkışı o anda saklıydı. Henüz kitaplardan korkmadığı bir zamandı. Sokağın başındaki iki katlı o küçük ahşap evde başlamıştı her şey. Kimsenin adını bilmediği Sahaf Efendi, alt katı dükkân olarak kullanır, üst katta ise yaşardı. Üst katın merdivenlerinin kitaplardan yapıldığını söyleyen çok, lakin gören yoktu. Kimseyi içeri sokmaz, kim ne isterse kamburunu sürüye sürüye kendi bulur getirirdi. Zaten kapısını da insanlar nadir çalar, çoğunun kitapla falan ilgisi olmazdı. Sadece doymak bilmez merakları için ufacık da olsa bir kırıntı bulmaya çalışırlardı. İşte, o da ufacık kırıntının esiri olmuş ve Sahaf Efendi’nin kapısını arşınlamaya başlamıştı. Bir gün, kapının aralık olduğunu fark etti. Gözü kör olasıca merak, tuttu elinden süzülüverdi içeri. Merakın gözü kör olmuş muydu, bilmiyordu ama sanki onunkiler artık görme yetisini kaybetmişti. Bir süre hiçbir şey göremedi, yüzünü ıslak bir küf kokusu yaladı. Kulağını daha önce hiç duymadığı bir ezgi okşamaya başladı. Ezgi, baş döndürücüydü. Bedenin gevşediğini, aklının bulanıklaştığını hissediyordu. Ezgiyle kulağına tıkırtılar gelmeye başladı. Sanki bir keçi dolaşıyordu etrafta. Gözleri karanlığa henüz alışmıştı ki ensesinde onun nefesini hissetti. Kafasını çevirdiğinde, gözleri onun gözleriyle keşişti. Daha önce o kadar ürkütücü bir bakışla hiç karşılaşmamıştı. Çığlık atmak istedi ama sesi boğazında düğümlenmişti. Bayılmadan önce tek görebildiği  şey,  kocaman iki boynuzdu. Gözlerini açtığında yatağındaydı ve hatırladığı tek şey korkuydu.

                                  


İlginizi Çekebilir

Pamuk İpliği

Adem TAVUKÇUOĞLU

Mavi

Sinem ALTUĞ

Yeterince Anladığımızda

Bünyamin ÇOBAN