Oğlum, Oltana Balık Vuruyor!

Yirmibeş Kuyusu derler,

Parthenios'un en güzel kıyılarında bir yer.

"Muhteşem Akan Suyun" cennet köşesi.

Hıdırellez kutlanır, balık tutulur, sandallara binilir burada.

Mutluluk,

Belleğimdeki en eski an.

Fındık çubuğundan bir kamış, şarap mantarından bir şamandıra, hiç kullanılmamış bir misina.

İlk balığımı tutmaya çalışıyorum dörtlü yaşlarda.

Kısmet bu ya olmuyor bir türlü.

Oltalar suda dursun, uzandım çimenlerin üzerine,

Atıştırmalık bir şeyler, ıhlamur kokusu, kayık sesleri derken.

Babam seslendi:

"Oğlum, oltana balık vuruyor!"

Şarap mantarı dalıp dalıp çıkıyordu ırmağın içinde.

Evet, ilk balığımı yakalamıştım; bir kızılkanat.

O vakit mutluluğun tarifiydi benim için,

Yıllar sonra öğrendiğim bir tebessümün de ifadesi.

Baba, hani o gölgesinde serinlediğin çınar ağacı,

Üzerinden elini hiç çekmeyen koruyucu meleğin, hani o mutluluğunla mutlu olan.

Babam, kendi yakaladığı balığı bana hiç hissettirmeden oltasından çıkarıp benim oltama takıvermiş, oltamı suya salıp, seslenivermiş.

"Oğlum, oltana balık vuruyor!"

Cilt cilt yazılan çocuk gelişimi kitapları,

Özgüvenli ve başarılı çocuk tarifleri,

Amacı mutlu çocukluklar yetiştirmeyi hedefleyen fasiküller.

Hiçbiri, bir babanın evladını mutlu etme çabasıyla karşılaştırılamaz.

Dört buçuk yaşında, ilk kez balık tutan bir çocuğun

Dünyasını aydınlatan o şefkatli babanın adıdır: “İRFAN VARDAN”

Ve ben,

Yakaladığım her kızılkanadı,

Geri salıyorum artık.


İlginizi Çekebilir

Ömür

Suna DİZDAR

Küllerin Sesi

Büşra Dilara KARABULUT