Ben Büyüyünce

Bir ayı geçti sen gideli. Yoksunluk, tarifsiz bir boşluk, sessizlik, sakinlik, ne yapacağını bilememe, durmadan aynı şeylerin konuşulmasından mütevellit bir tahammülsüzlük. İçimdeki huzursuzluğu görmezden gelmeye çalışıyorum. Günden güne daha da belli etmek için kendini elinden geleni yapıyor. Benzer duyguları tam olarak yaşamamıştım daha önce. Yas sürecinde normalmiş bunlar. Bir arkadaşım o zor günde "sen bugün büyüdün" dedi bana. Zamanla bunun doğruluğunu deneyimliyor insan gerçekten. Hangi gün derseniz, o gün babamın melek olduğu günün ertesiydi. Hiç gitmek istediğim yerler değil oralar. 

Babacığım, sevgisini göstermeyi bilmezdi. Öğretisinde ve deneyiminde yoktu çünkü. Sevgisiz büyüdüğü için doğaldı bu halleri. Yine de kızardım içten içe. Son defa hastaneden çıktığımızda, evde geçirdiğimiz günlerde hiç olmadığımız kadar yakınlaşmıştık. Rollerimiz değişmişti sanki. Yeni çıkmaya başlayan saçlarını okşar oldum zamanla. Seni sevdiğimi söylemeyi de fırsat biliyordum "iyi geceler" derken. Teşekkür etmekle yetinirdin, dilin varmazdı. Bilirdim beni sevdiğini ama arada bir de duymak fena olmazdı.

Sessizleştin ve sakinleştin bu süreçte. Çok daha az konuşur oldun. Hoş zaten çok iletişim kurmayı sevmezdin. "Göbek sehpası hazır mı?" dediğimde zayıf ellerinle yattığın yerde tişörtünü ya da pijamanı düzeltirdin. İlaçlarını adlarıyla göbeğine koyarken beni denetlemen ve bu işi büyük bir ciddiyetle yapman, günlük rutinlerimizden olmuştu.

Bir ayı geçti sen gideli. Seni şimdiden özledim, biliyor musun? Hayatta olsaydın şu an çok daha kötü bir durumda olacaktın. Kendin de istemezdin çünkü. Manevi kız kardeşimin dediği gibi Haydar Amca’mla birlikte kocaman nefesler alın gittiğiniz yerde rahat rahat. Huzura erdiğinizi bilmenin rahatlığıyla yeni hayatımıza devam etmeye daha doğrusu alışmaya çalışıyoruz. Çok zormuş.

 

 


İlginizi Çekebilir

Nezihe Muhiddin

Tunahan ALAFTEKİN

Vicdan Mahkemesi

Gülsüm GÜVERCİN